Video Player is loading.
Current Time 0:00
Duration -:-
Loaded: 0%
Stream Type LIVE
Remaining Time 0:00
 
1x
    • Chapters
    • descriptions off, selected
    • subtitles off, selected
      DHA

      Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde dönemi sona erdi.

      İmamoğlu, hakkında açılan yolsuzluk soruşturması kapsamında geçtiğimiz günlerde tutuklanmıştı.

      Silivri'de bulunan Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu'na gönderilen İmamoğlu'na, partisinden ziyaretler sürüyor.

      YAVAŞ, İMAMOĞLU'NU ZİYARET ETTİ

      İmamoğlu'nun cezaevine gönderilmesinin ardından ilk ziyaret eden isimlerden biri, CHP Genel Başkanı Özgür Özel olmuştu.

      Özel'in ardından Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da CHP Malatya Milletvekili Veli Ağababa ile Silivri'ye gelerek İmamoğlu'nu ziyaret etti.

      DİĞER TUTUKLULARLA DA GÖRÜŞTÜ

      Mansur Yavaş'ın, burada Ekrem İmamoğlu'nun yanı sıra Resul Emrah Şahan, Mehmet Murat Çalık, Mahir Polat, Rıza Akpolat, Ahmet Özer, Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Ümit Özdağ 'yı da ziyaret ettiği öğrenildi.

      "BU SORUŞTURMADAN AKLANARAK ÇIKACAK"

      Mansur Yavaş, yaklaşık 3 saat süren ziyaretinin ardından Silivri Cezaevi önünde açıklama yaptı.

      Yavaş, şu ifadeleri kullandı:

      Biraz önce 10 kadar tutukluyu ziyaret ettik. Ekrem Başkanımızı ziyaret ettik. Geçmiş olsun dedik. Morali gayet iyi ve bugünlerin geçeceğine inanıyor. Çünkü suçsuz olduğuna inanıyor. Biz de basından elde ettiğimiz bilgilere göre zaten kendisinin bu soruşturmadan aklanarak çıkacağına inanıyoruz. Herkese çok çok selamları var. Daha sonra Ümit Özdağ Genel Başkanı ziyaret ettik. Belediye başkanlarımızı ziyaret ettik. Daha önce tutuklu olanları da ziyaret etmiştik. Onları da tekrar ziyaret ettik.

      Maalesef hukuka olan güvenin gittikçe zayıfladığı bir ülkede sanki belediye meclisi burada toplanıyor gibi pozisyon olmuş. Bütün belediye başkanları burada. İnşallah bu kötü günler geçecek. Çünkü bizler her zaman şunu söylüyoruz. -

      "CHP'Lİ BELEDİYELERE SALDIRI VAR"

      Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanları olarak daha yakın zamanda yaptığımız ankette ülkedeki memnuniyet oranı yüzde 58 çıktı. Tabii bu memnuniyet daha önce başka bir iktidarı başka bir belediyeyi görmeyen halkta olumlu etki yaptı. Dolayısıyla şu anda bizler yüzde 70 civarında vatandaşı yerel olarak yönetiyoruz. Bu da artan memnuniyet sonucu iktidarın değişmesi sonucunu doğuracak. Bu nedenle Cumhuriyet Halk Partili belediyelere çok yoğun bir saldırı var. Hiçbirimiz yargılanmaktan kaçmak gibi bir düşünce içerisinde değiliz

      "İMAMOĞLU TUTUKSUZ YARGILANSIN"

      Elbette yargılanalım, varsın suçu olan cezasını çeksin. Ancak yapılan uygulama eşit bir şekilde herkese karşı uygulanması lazım. Örneğin masumiyet ilkesi ihlal ediliyor. Lekelenme hakkı ihlal ediliyor. Hazırlık soruşturmalarının gizli olması gerekirken daha odadan çıkar çıkmaz binlerce mesajla bütün Türkiye'ye bu gizli olması gereken soruşturmaya ait bilgiler yayılıyor. O yetmiyor hatta bazı yorumcular önümüzdeki günlerde yargılamada nelerin olacağını da anlatıyorlar. Bu hukukun siyasallaştığını gösterir. Başka bir şey değil. Tutuksuz yargılansın, deliller halkın önüne açılsın, rahat bir şekilde herkes hesabını versin. Her zaman söylüyoruz.

      "PARLAMENTER SİSTEME GEÇİLMELİ"

      Ankara'da yüze yakın dosya verdim ben. Daha bugüne kadar Gökçek ifadeye dahi çağrılmadı. Dolayısıyla böyle bir ortamda hukuktan, adaletten bahsetmek mümkün değil. Özdağ'ın tutukluluğu 2 ayı geçti. Ortada iddianame yok. Yine diğer belediye başkanları hakkında sadece Ahmet Özer hakkında iddianame açılmış. İddianame açılmadı. Dolayısıyla bir hukuksuzluk maalesef ülkemizde hüküm sürüyor. Ama bunun sonucu ne olarak dönüyor ülkeye? Ekonomik kriz. Daha az ekmek olarak dönüyor. Dolayısıyla bizim hukuktan başka sığınacak yerimiz yok. Demokrasi olması için de hukuka herkesin güvenmesi lazım. Adil bir hukuk sistemi lazım. Bunun için de her zaman iddia ediyorum. Biran evvel ve kuvvetler ayrılığını oluşturacak şekilde parlamenter sisteme geçilmesi gereği. Gün geçtikçe kendini gösteriyor.

      "GİZLİ TANIKLARLA BU İŞ YÜRÜMEZ"

      "Şöyle bir şey olmaz. Akşam vakti birisi konuştuğu zaman hemen ertesi gün yargı bu işi el koyup ifadeye çağırıyorsa burada ne fikir özgürlüğünden bahsedilebilir, ne demokrasiden bahsedilebilir. Üstelik bu da yapılırken sosyal medya üzerinden yapılan çirkin ithamlar, iftiralar karşısında bir kısmı sessiz kalırken bir kısmı eleştiri dahi olsa hemen tutuklanıyor. Örneğin gençler tutuklanıyor. Otobüsün üzerinde çıkıp konuşuyor. Yani hukukçu olarak şunu söyleyeyim. Arkadaşlar bu konuşma kayıtlı. Bunun suç olup olmadığına savcı değil, savcı iddia edecek ama mahkeme kararı verecek. Halk diye bir örneği gözümüzün önünde. Kaç gün tutuklu kaldı Suat Bey sonunda beraat etti. Şöyle bir kendinizi yerinizi vicdanınıza koyun. Bir günlük özgürlüğünüzden mahrum kalmanın bedeli var mıdır dünyada? Dolayısıyla tutuksuz yargılanma esas olması lazım. Sonunda mahkeme yargılamasını yapar, tanıklar dinlenir. Eğer suçlu varsa mahkeme olur ve cezasını çeker. Sistemin böyle yürümesi lazım. Ama biz önce içeri atıp cezalandırıyoruz sonra da yargılayacağız diye uğraşıyoruz.

      Bazı olaylar var zaten artık yargılamaya gerek kalmadı. Çünkü peşinden ceza çektirilmiş oluyor. İnşallah hepimizin dileği bir an evvel bu arkadaşlarımızın tamamının tutkusuz olarak yargılanmaları ve orada kendilerini rahat bir şekilde savunmalarıdır. Gizli tanıklarla falan bu işler yürümez. Gizli tanık eğer bu şekilde yol edilirse herkes hakkında bir gizli tanık bulmak mümkündür. Dolayısıyla biz ‘Hukuk, hukuk, hukuk’ diyoruz. Hepimizin sığınacağı ve herkese bir gün lazım olacak tek müessese ülkemizde, devletimizde hukuktur. Devletin dini adalettir.

      GAZETECİLERİN TUTUKLANMASINA TEPKİ GÖSTERDİ

      Siz bugün burada haber yapmak için buradasınız. Sizin mesleğiniz, sizin göreviniz bu. Dolayısıyla bunu yaptığınız için tutuklanmanız ne kadar yanlış. Olmazsa olmaz, Türkiye de bütün dünyadaki devlet sistemlerinde basın özgürlüğü esas olan bir şeydir. Yani yasama, yürütme, yargı ayrıca basın hürriyetidir, ifade hürriyetidir. Sizlerle insanlar olayları duyuyorlar ve görüyorlar. Dolayısıyla bu gazetecilerin de yaptıkları haberle ilgili tutuklanmalarını son derece yanlış buluyoruz.

      Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)